Ayet:2:5-002. Bakara - (İnek) Al-Baqara -- البقرة

Türkçe: Diyanet Vakfı: 

İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.

Türkçe: Yaşar Nuri Öztürk: 

İşte bunlardır Rablerinden bir hidayet üzere olanlar, işte bunlardır gerçek anlamda kurtuluşu bulanlar.

Türkçe : Edip Yüksel: 

İşte, Rableri tarafından yol gösterilenler ve mutluluğa erenler bunlardır.

Türkçe: Abdulbakî Gölpınarlı: 

Onlardır rablerinden doğru yolu bulanlar, onlardır kurtulup muratlarına erenler.

Türkçe: Suat Yıldırım: 

İşte bunlardır Rableri tarafından doğru yola ulaştırılanlar. Ve işte bunlardır felâh bulanlar.

Türkçe: Ali Bulaç: 

İşte bunlar, Rablerinden olan bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler bunlardır.

Almanca: 

Diese verfügen über Rechtleitung von ihrem HERRN und diese sind die eigentlichen Erfolgreichen.

Arapça: Çeviri Yazı: 

Olaika AAala hudan min rabbihim waolaika humu almuflihoona

İngilizce: 

They are on (true) guidance, from their Lord, and it is these who will prosper.

İngilizce: Sahih International: 

Those are upon [right] guidance from their Lord, and it is those who are the successful.

Kürtçe: 

ئه‌وانه له سه‌ر شا ڕێگه‌ی هیدایه‌تی په‌روه‌ردگاریانن و هه‌ر ئه‌وانیش سه‌رفراز و سه‌رکه‌وتوو (ئه‌مانه بنه‌ما سه‌ره‌کیه‌کانی ئیمان و ئیسلامن).

Farsça: 

آنانند که از سوی پروردگارشان بر [راهِ] هدایت اند و آنانند که رستگارند.

Rusça: 

Они следуют верному руководству от их Господа, и они являются преуспевшими.

Özbekçe: 

Ана ўшалар Роббиларидан бўлган ҳидоятидадирлар ва ана ўшалар, ўшаларгина нажот топгувчилардир. (Ким нажот топишни истаса, ўзида тақводорлик сифатларини мужассам қилишга уринсин.)

Urduca: 

ایسے لوگ اپنے رب کی طرف سے راہ راست پر ہیں اور وہی فلاح پانے والے ہیں

İsveççe: 

Det är de som följer Guds vägledning - dem skall det gå väl i händer.

Sango: 

Ata janë, me të vërtetë, në rrugën e Zotit dhe vetëm ata janë të shpëtuar.

Swahilice: 

Hao wapo juu ya uwongofu utokao kwa Mola wao Mlezi, na hao ndio walio fanikiwa.

Portekizce: 

Estes possuem a orientação do seu Senhor e estes serão os bem-aventurados.

content_arj: 

«أولئك» الموصوفون بما ذكر «على هدىّ من ربِّهم وأولئك هم المفلحون» الفائزون بالجنة الناجون من النار.

Ermenice: 

እነዚያ ከጌታቸው በመመራት ላይ ናቸው፤ እነዚያም እነሱ ፍላጎታቸውን ያገኙ ናቸው፡፡

Hintçe: 

यही लोग अपने परवरदिगार की हिदायत पर (आमिल) हैं और यही लोग अपनी दिली मुरादें पाएँगे

Arapça: 

أُولَٰئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ ۖ وَأُولَٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ۝

Türkçe: Çeviri Yazı: 

ülâike `alâ hüdem mir rabbihim veülâike hümü-lmüfliḥûn.

Türkçe: Diyanet Çevirisi: 

İşte onlar Rab’lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.

Türkçe: Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır: 

Bunlar, işte Rabblerinden bir hidayet üzerindedirler ve bunlar işte felaha erenlerdir.

Türkçe: Muhammed Esed: 

İşte Rablerinin gösterdiği yolda yürüyenler onlardır, mutluluğa erişecek olanlarda!

Türkçe: Süleyman Ateş: 

İşte onlar, Rablerinden bir hidâyet üzeredirler ve umduklarına erenler, işte onlardır!

Azerice: 

Məhz onlar öz Rəbbi tərəfindən (göstərilmiş) doğru yoldadırlar. Nicat tapanlar (axirət əzabından qurtarıb Cənnətə qovuşanlar) da onlardır.

Fransızca: 

Ceux-là sont sur le bon chemin de leur Seigneur, et ce sont eux qui réussissent (dans cette vie et dans la vie future).

İtalyanca: 

Quelli seguono la guida del loro Signore; quelli sono coloro che prospereranno.

İspanyolca: 

Ésos son los dirigidos por su Señor y ésos los que prosperarán.

Hollandaca: 

Zij alleen zullen door hunnen Heer worden geleid; zij alleen zullen welzalig zijn.

Japonca: 

これらの者は,主から導かれた者であり,また至上の幸福を成就する者である。

Çince: 

这等人,是遵守他们的主的正道的;这等人,确是成功的。

Uygurca: 

ئەنە شۇلار پەرۋەردىگارىنىڭ توغرا يولىدا بولغۇچىلاردۇر، ئەنە شۇلار بەختكە ئېرىشكۈچىلەردۇر

Tacikçe: 

Эшон аз сӯи Парвардигорашон қарини ҳидоятанд ва худ наҷот ёфтагонанд.

Tatarca: 

Ул тәкъва мөэминнәр Раббылары тарафыннан туры юлга күнүчеләр һәм алар ахирәттә өстенлек табучылар.

Somalice: 

kuwaasi hanuun Eebe yey ku suganyihiin, kuwaasina waa uun kuwa liibaanay.

Endonezyaca: 

Mereka itulah yang tetap mendapat petunjuk dari Tuhan mereka, dan merekalah orang-orang yang beruntung.

Burmaca: 

Mereka itulah yang tetap mendapat petunjuk dari Tuhan mereka, dan merekalah orang-orang yang berjaya.

Sure Hakkinda: 
Bakara Sûresi, Kur’an’ın diziminde ikinci sırasında yer alan bu sûre Kur'anın en uzun sûresi olup, 286 ayetten oluşmaktadır.
Mekki/Medeni: 
Türkçe Anlamı: 
İnek
hizbid: 
1
Nuzul Yili: 
İsim: 
8. YIL

8. YIL

Açıklama: 
hizb-tag: 
Sayfa No: 
2
Sure Adı: 

Bakara Sûresi, Kur’an’ın diziminde ikinci sırasında yer alan bu sûre Kur'anın en uzun sûresi olup, 286 ayetten oluşmaktadır.

Ayet Sayısı: 
286
sure_nuzul_order: 
87
mekke_or_medine: 
0
Golden Calf
Golden Calf 1
Golden Calf 2
Golden Calf 3
Golden Calf 4
İlgili Olay: 

Alıntıdır.
--------------------------
Araf-148. Mûsa’nın kavmi, onun ardından, ziynet takılarından yapılmış, böğürebilen bir buzağı heykelini ilah edinmişti. Görmediler mi ki, o onlarla ne konuşabiliyor ne de kendilerine yol gösterebiliyor? Onu benimsediler ve zalimler haline geldiler.

Olayı kaynağından, yani Tevrat’tan aktaralım:Mısır’dan Çıkış/ 32
1. Halk Musa`nın dağdan inmediğini, geciktiğini görünce, Harun`un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap” dediler, “Bizi Mısır`dan çıkaran adama, Musa`ya ne oldu bilmiyoruz!”

Sûre Adı: 

İsim: 
Bakara
Açıklama: 
juzid: 
1
Ayet No: 
12
Sayfa No: 
2
Anlamı: 
The Cow
rubu-tag: 
rubuhizbid: 
2
Suredeki Ayet No: 
5
juz-tag: 
page-tag: 
Sure No: 
2
53495263