Ayet:2:18-002. Bakara - (İnek) Al-Baqara -- البقرة

 
00:00
Türkçe: Diyanet Vakfı: 

Onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.

Türkçe: Yaşar Nuri Öztürk: 

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler.

Türkçe : Edip Yüksel: 

Sağır, dilsiz ve kördürler; yönlerini değiştiremezler.

Türkçe: Abdulbakî Gölpınarlı: 

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, doğru yola dönemezler.

Türkçe: Suat Yıldırım: 

Sağır, dilsiz ve kördürler onlar. Onun için hakka dönmezler. [22,46]

Türkçe: Ali Bulaç: 

Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı dönmezler.

Almanca: 

Sie sind taub, stumm und blind, so kehren sie nicht um.

Arapça: Çeviri Yazı: 

Summun bukmun AAumyun fahum la yarjiAAoona

İngilizce: 

Deaf, dumb, and blind, they will not return (to the path).

İngilizce: Sahih International: 

Deaf, dumb and blind - so they will not return [to the right path].

Kürtçe: 

ئه‌وانه كه‌ڕو لاڵ و كوێرن (له ئاستی حه‌ق و ڕاستیداو)، ناشگه‌ڕێنه‌وه (بۆ سه‌ر هیدایه‌ت).

Farsça: 

کر و لال و کورند، به این سبب آنان [از گمراهی و ضلالت به سوی هدایت و حقیقت] بازنمی گردند.

Rusça: 

Глухие, немые, слепые! Они не вернутся на прямой путь.

Özbekçe: 

Улар кар, соқов, кўрдирлар. Бас, улар қайтмаслар.

Urduca: 

یہ بہرے ہیں، گونگے ہیں، اندھے ہیں، یہ اب نہ پلٹیں گے

İsveççe: 

döva, stumma och blinda finner de ingen väg tillbaka.

Sango: 

Ata janë të shurdhër, memecë, e të verbër; prandaj nuk kthehen (nga e keqja në të mirë).

Swahilice: 

Viziwi, mabubu, vipofu; kwa hivyo hawatarejea.

Portekizce: 

São surdos, mudos, cegos e não se retraem (do erro).

content_arj: 

هم «صمٌّ» عن الحق فلا يسمعونه سماع قبول «بكم» خرس عن الخير فلا يقولونه «عميٌ» عن طريق الهدى فلا يرونه «فهم لا يرجعون» عن الضلالة.

Ermenice: 

(እነሱ) ደንቆሮዎች፣ ዲዳዎች፣ ዕውሮች ናቸው፤ ስለዚህ እነርሱ አይመለሱም፡፡

Hintçe: 

कि अब उन्हें कुछ सुझाई नहीं देता ये लोग बहरे गूँगे अन्धे हैं कि फिर अपनी गुमराही से बाज़ नहीं आ सकते

Arapça: 

صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لَا يَرْجِعُونَ ۝

Türkçe: Çeviri Yazı: 

ṣummüm bükmün `umyün fehüm lâ yerci`ûn.

Türkçe: Diyanet Çevirisi: 

Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

Türkçe: Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır: 

(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.

Türkçe: Muhammed Esed: 

Onlar, sağır, dilsiz, kördürler; ve (artık) geriye dönüşleri de yoktur.

Türkçe: Süleyman Ateş: 

(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (Hakk´a) dönmezler.

Azerice: 

Onlar kar, lal və kordurlar (haqqı eşitməz, danışmaz və görməzlər). Buna görə də (öz pis adətlərindən, yaramaz əməllərindən) dönməzlər.

Fransızca: 

Sourds, muets, aveugles, ils ne peuvent donc pas revenir (de leur égarement).

İtalyanca: 

Sordi, muti, ciechi, non possono ritornare.

İspanyolca: 

Son sordos, mudos, ciegos, no se convierten.

Hollandaca: 

Doof, stom en blind zijn zij en kunnen daarom op den afgelegden weg niet terugkeeren.

Japonca: 

聾唖で盲人なので,かれらは引き返すことも出来ないであろう。

Çince: 

(他们)是聋的,是哑的,是瞎的,所以他们执迷不悟。

Uygurca: 

ئۇلار گاستۇر (يەنى گاس ئاڭلىمىغاندەك، ياخشىلىقنى ئاڭلىمايدۇ)، گاچىدۇر (يەنى گاچا سۆزلىيەلمىگەندەك، ياخشى ئىشنى سۆزلىيەلمەيدۇ)، كوردۇر (يەنى كور بولۇپ قالغاندەك، توغرا يولنى كۆرمەيدۇ)، شۇڭا ئۇلار (گۇمراھلىقتىن) قايتمايدۇ

Tacikçe: 

Каронанд, гунгонанд ва бознамегарданд!

Tatarca: 

Алар хак сүзне ишетүдән саңгыраулар, хак сүзне сөйләүдән телсезләр, туры юлны күрүдән сукырлар, алар һидәяткә кайтмаслар.

Somalice: 

waa Dhaga la'aan, Hadala'aan, aragla'aan, xaqana uma soo noqdaan.

Endonezyaca: 

Mereka tuli, bisu dan buta, maka tidaklah mereka akan kembali (ke jalan yang benar),

Burmaca: 

Mereka (seolah-olah orang yang) pekak, bisu dan buta; dengan keadaan itu mereka tidak dapat kembali (kepada kebenaran).

Sure Hakkinda: 
Bakara Sûresi, Kur’an’ın diziminde ikinci sırasında yer alan bu sûre Kur'anın en uzun sûresi olup, 286 ayetten oluşmaktadır.
Mekki/Medeni: 
Türkçe Anlamı: 
İnek
hizbid: 
1
Nuzul Yili: 
İsim: 
8. YIL

8. YIL

Açıklama: 
hizb-tag: 
İsim: 
hizb-001

hizb-001

Sayfa No: 
4
Sure Adı: 

Bakara Sûresi, Kur’an’ın diziminde ikinci sırasında yer alan bu sûre Kur'anın en uzun sûresi olup, 286 ayetten oluşmaktadır.

Ayet Sayısı: 
286
sure_nuzul_order: 
87
mekke_or_medine: 
0
Golden Calf
Golden Calf 1
Golden Calf 2
Golden Calf 3
Golden Calf 4
İlgili Olay: 

Alıntıdır.
--------------------------
Araf-148. Mûsa’nın kavmi, onun ardından, ziynet takılarından yapılmış, böğürebilen bir buzağı heykelini ilah edinmişti. Görmediler mi ki, o onlarla ne konuşabiliyor ne de kendilerine yol gösterebiliyor? Onu benimsediler ve zalimler haline geldiler.

Olayı kaynağından, yani Tevrat’tan aktaralım:Mısır’dan Çıkış/ 32
1. Halk Musa`nın dağdan inmediğini, geciktiğini görünce, Harun`un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap” dediler, “Bizi Mısır`dan çıkaran adama, Musa`ya ne oldu bilmiyoruz!”

Sûre Adı: 

İsim: 
Bakara
Açıklama: 
juzid: 
1
Ayet No: 
25
Sayfa No: 
4
Anlamı: 
The Cow
rubu-tag: 
İsim: 
rubu-002

rubu-002

rubuhizbid: 
2
Suredeki Ayet No: 
18
juz-tag: 
İsim: 
Cuz-001
Açıklama: 

Cuz-001

page-tag: 
İsim: 
page-004

page-004

Sure No: 
2
53495263